Aralık ayının sonlarına doğru birçok ülkelerde bir bayram kutlanır. Buna Noel ya da Christmas derler. Acaba bu bayramın gerçekten ne amaçla kutlandığını hiç düşündünüz mü? Ne var ki bayram dinsel gelenek ve göreneklere dayanmaktadır, ama onu kutlayanların çoğu bile neyi kutladıklarını bilmiyorlar. Hindiler kesilip pişirilir, insanlar birbirlerine hediyeler verirler, dükkânlar ve vitrinler Noel eşyalarıyla tıka basa dolup yüksek fiyatlarda satışlar baslar, içki alemleri son safhaya erişir, ama tüm bunların kutlanılan olayla az bir iliksisi vardır.
Olay nedir? İsa Mesih’in doğuşudur. İster inanınız ister inanmayınız. Batı dünyası, Aralık ayının yirmi beşinde, hesapta İsa’nın dünyaya gelişini kutlarlar. Şölenleri, eğlenceleri ve içki alemlerini bir yana koyup yine soralım: İsa’nın dünyaya gelişi neden kutlansın? O’nun insanlık tarihine ne katkısı olmuştur ki her yıl doğumu anılsın? Bu soruyu yanıtlayabilmemiz için kutsal kitap’ı iyice araştırmamız gerekir. Kutsal kitap iki kesime ayrılmıştır. Birinci kesime’’eski antlaşma’’(ülkemizde Tevrat ve Zebur olarak bilinir) ikincisine ise ‘’yeni antlaşma’’ (İncil) denilir. Bu ayırım da ilginç olarak İsa Mesih’in dünyaya gelişi ile oluyor. Yalnız Kutsal Kitap değil, tarih bile İsa’nın dünyaya gelişiyle ‘’İsa’dan Önce’’ ve ‘’İsa’dan Sonra’’ diye iki zaman kalıbına ayrılmıştır. İsa’nın dünyaya gelişi o kadar önemli bir olaydı ki Eski Antlaşma döneminin peygamberleri O’nun yeryüzüne geleceğini öngörüyle, daha doğrusu Tanrı’nın Kutsal Ruh’undan verilen esinle bildirmişlerdir. Bunlara ‘’Mesihsel peygamberlikler’’ denir.
Kutsal kitap’ın eski antlaşma kesiminde İsa Mesih hakkında verilen ve yine O’nun şahsında yer alan 300 peygamberlik vardır. Şimdi bu peygamberliklerden bazılarını ele alıp İsa’nın doğrusu hakkında ne gibi bilgi verdiklerini inceleyeceğiz.
Kutsal kitap’ın ta başında, Âdem ile Havva günah işleyip de yılan kılığına girmiş olan Şeytan’a uyduktan az sonra tanrının kendisi, Mesih’in dünyaya geleceğini bir peygamberlik sözüyle bildirmiştir. Tanrı Şeytan’ı azarlarken söyle demişti ona. ‘’seninle kadın arasına ve senin dölünle kadının dölü arasına düşmanlık koyacağım. O senin başına sardıracak, sende onun topuğuna saldıracaksın’’(Tevrat. Yaratılış 3.15) Tanrının bu sözünden Mesih İsa’nın dünyaya geleceğini ilk kez bildirilmiştir. İlginç olan söz ‘’kadının dölü’’ daha açıkçası ‘’kadının tohumu’’ sözüdür İsa Mesih dünyaya kız Meryem’den, babasız olarak doğduğuna göre bu söz kesin olarak O’na değinmektedir. Kitabın yeni antlaşma kesiminde, bu peygamberliğin İsa Mesih’in şahsında gerçekleşmiş olduğu söyle bildirilir ‘’tanrı zaman dolunca, yasanın yönetiminde olanları özgüllüğe kavuşturmak için, kadından doğan. Yassa altında doğan kendi oğlunu gönderdi’’ (İncil Galatlılar 4,4) Eski ile Yeni antlaşma kesimlerinde birbirini destekleyen bu iki söz biraz kapalı gözükebilir. ama bu ilk peygamberlik sözü verildiği andan sonra tüm peygamberler ‘zaman dolunca’ dünyaya gelecek olan İsa Mesih’ten söz etmişlerdir.
Yeşaya peygamber, İsa bu dünyaya gelmeden yüzlerce yıl önce yaşamıştı. Ama yine de kendisine verilen esinle ileriyi gösterip şu sözüyle Mesih’in dünyaya gelişini işaretledi. ‘’işte kız gebe kalacak ve bir oğul doğulacak ve onun adını İmmanuel koyacak’’ (Tevrat Yeşaya 7.14) Yeşaya’nın bu sözü İsa hakkındaydı. İşte yine bir kızdan doğacağı bildirilmiştir. Gerçektende İsa’nın dünyaya gelişini işaretleyen en belirgin kanıt O’nun Meryem’den, dünyasal babası olmadan doğmasıdır. Tanrı’nın sözü bu olayın önemini vurgulamak için Yeni antlaşma kesiminde doğuş olayını anlatan bölümde aynı gerçeği bildirmiştir. Matta doğuş olayını anlatırken söyle yazmıştı.
İsa Mesih’in doğumu söyle olmuştu: Annesi Meryem Yusufla nişanlanmıştı. Ama onlarında evlenip de birleşmelerinden önce Meryem’in Kutsal Ruh aracılığıyla gebe kaldığı anlaşıldı. Meryem’in nişanlısı Yusuf, doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için Meryem’den gizlice ayrılmak niyetindeydi. O’nun böyle düşünmesi üzerine, Rab’bin bir meleği ona rüyada görünerek söyle dedi: Davut oğlu Yusuf Meryem’i eş olarak almaktan korkma çünkü onun rahminde oluşan Kutsal Ruh’tandır. Bir oğul doğuracak adını İsa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından kurtaracak olan o’dur.’’Bütün bunlar, Rab’bin peygamber aracılığıyla bildirdiği şu söz yerine gelsin diye oldu:’’işte kız gebe kalıp bir oğul doğulacak O’nun adını İmmanuel koyacaklar’’ İmmanuel sözcüğü ‘’Tanrı bizimledir’’ anlamına gider. Yusuf uyanınca Rab’bin meleğinin kendisine buyurduğu gibi yaptı. Meryem’i eş olarak yanına aldı ve Meryem doğum yapıncaya dek Yusuf onunla birleşmedi. Doğan çocuğun adını İsa koydu.
Sevgili okuyucumuz, Yeşaya peygamber, İsa dünyaya gelmeden yüzlerce yıl önce onun bir kızdan doğacağını bildirmiştir. Bu tüm insanlığa bir işaret olacaktı. Dünyayı günahlarından kurtarmak için gelen İsa’nın babasız doğuşu O’nun beklenen ve tek kurtarıcı olduğunun sarsılmaz kanıtıdır. Yeşaya peygamberin kullandığı ‘’kız’’ sözcüğü bile ikircilik yaratmasın diye dikkatle seçilmişti. Bu söz, kuşku götürmez biçimde, kızlığı bozulmamış, hiçbir erkekle birleşmemiş bir kızı kasteder.
İsa’nın bu biçimde bir kızdan doğması pek önemlidir. Çünkü peygamberin dediği gibi onun adını immanuel koydular. İmmanuel ise,’’Allah bizimledir’’ anlamında olup İsa Mesih’in tanrı özünde dünyaya geldiğini bildiril. İsa dünyaya özel bir amaçla gönderilmişti. Bu amaç işi başarmak için de onun kusursuz, günah lekesine bulaşmamış biçimde doğması gerekiyordu. Meryem’in Kutsal Ruh aracılığıyla, dünyasal bir adamın eli değmeden gebe kalması Mesih İsa’nın dünyaya günahsız doğmasını sağlamıştı. Ta bastan Tanrı bunun böyle olacağını bildirmişti. Şeytanı azarlarken onun başını ezecek olandan söz edip O’nu kadının tohumu diye nitelendirmişti. İsa’nın dünyasal babası olsaydı Âdem’in günahlığı ona da geçmiş olacaktı. İsa Mesih tüm insanlarını günah cezasını ödemek için kesilen kusursuz kurban olacaktı. Bu nedenle de günahsız doğması şarttı.
Tanrının sözü diyor ki, ‘‘günah bir insan aracılığıyla ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi .’’işte Âdem günah işlediği için onun günahı tüm âdemoğullarına geçti yeryüzüne her insanın yapısına günah işleme eğildiği Âdem’den miras kalmıştır. İsa Mesih Tanrı’nın özünden geldiği için günahsızdı. Yeryüzünde bulunduğu süre günahsız yasadı ve günahlarımız için kusursuz kurban olaraköleceği nedeniyle de O’nun günahsız bir yoldan dünyaya gelmesi gerekiyordu. Tanrı işte bu yolu seçmişti.
İsa sizin ve benim gibi, şeytan’ın denemesine hedef olmuştu. Ne var ki biz Şeytan’a ‘’evet’’ deyip de ona uyarken İsa her zaman ‘’hayır’’deyip ona karşı gelmiş ve sonunda başını ezmişti. Neden böyle olmuştur? Çünkü Tanrı insanlığın kurtuluşunu O’nun eline teslim etmişti. Adem, günahı yüzünden insanlığı batırdı. İsa Mesih ise doğruluğu sayesinde günahlarımızın bağışını sağladı. Kutsal Söz, ‘’tanrı’nın bağışı Âdem’in suçu gibi değildir,’’ diyor’’çünkü birinin suçuyla birçokları öldüyse, Tanrı’nın lütfu ve bir tek adamın, yani İsa Mesih’in lütfuyla verilen bağış birçokları yararına daha da çoğaldı.
Tanrı’nın bağışı o tek accmın günahını getirdiği sonuç gibi değildir. Tek bir suçtan sonra verilen yargı mahkumiyet getirdi. Ama birçok suçlarda sonra verilen bağış, Tanrı katında doğru sayılmayı sağladı.’’
İşte sevgili okuyucumuz, İsa Mesih’in dünyaya gelmesinin bas amacı, Âdem yüzünden batan, günah çamuruna düşen bizleri günahlarımızdan kurtarmak, bizi Tanrı’nın ta ezelden atadığı kutsallık aşamasına yükselmektir. Nasıl başardı bu işi Tanrı? Kendi özünde, sonsuzlukta var olan Mesih’i dünyamıza gönderip onu kusursuz bir kuzu olarak günahlarımızın karşılığını ödemek için kurban etmekle Bu nedenle de, insanlık tarihinin basında Mesih’in gelişine dek O’nun nasıl ve ne gibi koşullar içinde dünyaya geleceği bildirilmişti. İsa Mesih’in dünyaya gelişi pek önemlidir.
Mesih’in ölümü ve diriliÅŸinden ilk kuÅŸak Mesih imanlıları, O’nun doÄŸuÅŸundan daha önemli olan ölümünü ve diriliÅŸini çevreye yaymak ivediliÄŸini sezinleyip canları pahasına Mesih’teki kurtuluÅŸu ilan etmiÅŸlerdi. Bu gün bile Noel ya da christmas dedikleri bayram kutlanırken, tüm yanlış davranışların gerisinde bahane olarak düzenlenen içki alemlerinin gerilerinde sizi ve tüm dünyayı ilgilendiren bir haber vardır. Bu haber İyi haber’dir.’’İsa Mesih günahlıları kurtarmak için dünyaya geldi.’’haberidir bu Â
Yasanın, iyi işlerin, iyi niyetlerin sağlayamadığını İsa Mesih çarmıh üzerinde ölmekle bize sağlamıştı. Yasa, şeriat, bizim ne denli günahkâr olduğumuzu sergilerken, İsa Mesih çarmıh üzerinde asılıp bizim yerimize öldü ve günahlarımızın nasıl bağışlayacağını sergiledi. Tanrı Sözü söyle diyor. ‘’İsa Mesih bizleri Tanrı’ya ulaştırmak amacıyla kendisi doğru kişi olarak doğru olmayan bizler uğruna günahlara kurban olarak ilk ve son kez öldü’’(İncil1.petrus3:18). Tanrının verdiği bildiri açıkça diyor ki biz doğru kişiler olamayız, çünkü Âdem’in soyundan geldik ve günah işlemeye dönük bir tabiata sahibiz. Buna ters olarak Mesih tek doğru kişidir. Doğru kişi doğru olmayan bizler uğruna kurban oldu. Böylece günahlarımızın bağışı İsa Mesih aracılığıyla sağlandı. Ancak Ona iman etmekle bu bağış elde edebilir.
Kutsal Söz Mesih’e iman edenler ‘’çünkü iman ederek lütuf yoluyla kurtuldunuz. Bu kendi çabanızdan değil, Tanrı’nın armağanıdır. Kimse övünmesin diye iyi işlerin sonucu da değildir’’ der (İncil: :fesliler: Efesliler 2:8-9) evet İsa Mesih tüm insanların günahı cezasını ödemek için öldü ve onun ölümü tüm günahları bağışlamaya yeter ve artar bile. Ama kişi günahlarının bağışını Mesih İsa’ya iman ederek elde edebilir.
O’nun doğuş bayramı kutlanırken gerçekten ne amaçlı dünyaya geldiğini bir düşününüz. Sonsuzluktaki yerini bırakıp da dünyamızı bir bebek olarak doğması, insan bedenine bürünüp insanlar arasında yaşaması şahsen sizin içindi. Günahlarımızdan kendi çabalarınızla kurtulamayacağını bildiğinden dolayı gelip öldü ve Şeytan’ı bu ölümü ile alt ettiğini dirilmesiyle kanıtladı. İyice düşünürseniz günahlarımızdan kurtulmak için baksa bir yol olmadığını anlayacaksınız. Olsaydı Tanrı kalkıp biricik Mesih’ini dünyaya göndermezdi. O’nu bos yere kurban etmezdi.
Değerli kardeşimiz, yüzyıllar boyunca peygamberler aracılığıyla konuşup da Mesih’in dünyaya geleceğini, O’nun günahlarımız uğruna kurban olacağını bildiren Tanrı hala konuşmakta. Şu anda size de seslenmektedir. Sizi çağırıyor .’’günahlarında tövbe edip iman edin ve Mesih’te kurtuluş bulun!’’ diyor size. Bu çağrıyı kabul eden herkesin yüreğinde yeni yasam doğacak. Böylece doğuş bayramı olan gerçek Noel’in sonsuz değerini keşfetmiş olacaktır.




